Ağırsağlam 3. yaşını doldurdu. 3 koca yılda, genç bir sporcu ve girişimci olarak, sporun gerçekten insana neler katabileceğini deneyimlemiş biri olarak; bu yazıda birazcık Ağırsağlam’ın hikayesinden bahsedeceğim.

Aynı zamanda Ağırsağlam’ı takip eden onlarca antrenör veya sporcunun bu sektörde ilerlerken tutkularını nasıl daha verimli şekilde paylaşabilecekleri konusunda tavsiyeler vermeye çalışacağım.

Aslında bu aynı zamanda, bana çok şey katan bu sektöre bir şeyleri geri vermek adına bir sorumluluk…

Video bir özet, daha samimi olarak bu hikayeyi merak ediyorsanız, okumaya devam!

Her Şey Sevgi İle Başladı

Yıllar önce ben de tıpkı Ağırsağlam’ı takip eden sizler gibi nasıl daha iyi bir vücut yapabileceğimi araştırıyordum. Spora başladığım dönemlerde Youtube’de şimdiki içerikler yoktu, doğru düzgün blog dahi yoktu. Hatta yabancı kaynaklar arasında da antrenman yapmayı, tıpkı Ağırsağlam’ın açıkladığı gibi sebep – sonuç ilişkisi ile aktaran bir platform yoktu.

Türkçe birkaç hayırsever video, yabancı birkaç kanal (genelde işe yaramayan evde çalışma programı vb. satmaya çalışan tüccarlar), birkaç da “forum” vardı. Forumların popüler olduğu dönemlerden bahsediyorum.

Ben o dönemler yaşadığım okul yurdunun alt katında bulunan, klasik bilinçsiz bir eğitmeni olan, maksimum 20 kg dambıla sahip küçük bir stüdyoda Mike Chang izleyerek dambıl press yapıyordum. Hayalim olimpik barbel + 2 tarafa 20’şer kilo takarak bir set Bench Press yapabilmekti.

1 arkadaş bro tipi yarım tekrarla yapabiliyordu ve o ortamda oldukça cool idi 🙂

Yaptığım çalışmanın gerçekten ağırlık çalışması ile alakası olmadığını bir şekilde hissediyordum, ayna karşısında curl yaparak tatmin olamadım. Kendimi Barstarzz videoları izleyerek parklara verdim ve Calisthenics ile ilgileniyordum. Vücudumu iyi şekilde kontrol edebiliyordum ve o dönemler aynı zamanda dövüş sporlarında profesyonel olan birkaç arkadaşımla beraber MMA antrenmanları yapıyordum.

Ama direnç çalışmasını, koşmayı, ağırlık kaldırmayı nedense çok seviyordum ve en derinine kadar araştırmaya başlamıştım. Kolayca Youtube’den öğrenemeyeceğim için; en iyi seçenekler İngilizce online kurslar, seminerler ve eğitim programları idi. Gerçekten sporu sebep sonuç ilişkisi ile anlamak istiyordum.

Bu süreç ilerlerken, haliyle verimli sonuçlar da alırken; Ağırsağlam’ı beraber kurduğumuz Semih’in ve o dönemde Youtube’de fitness üzerine soru – cevap yapan Pro Strongman Elliott Hulse‘un zihnime attığı bir tohumla Ağırsağlam’ı açarak bir şeyler paylaşmaya başladık.

Yani 3 sene önce Ağırsağlam kurulmuş idi.

Program satmak için değil, personal training satmak için değil, ünlü olmak için değil; sevdiğimiz için.

Sevmek Güzel, Ama Yeterli Değil

Sadece sporu seviyor olmamız, paylaşırken ve onunla bir kimlik kazanırken (takipçi vb. gibi) yeterli olmuyor. Her yer sporu çok seven, dereceleri olan antrenörler ile kaynıyor; ancak bu insanların çoğunu ne biliyoruz, ne de diz ağrısı olan komşumuzu güvenle ona gönderebiliriz.

Hatta birçoğuna lise hentbol takımı bile emanet edilmez ya, neyse.

Ağırsağlam kanalını ilk açtığımız dönemdeki amatör videolarımıza o kadar güzel sorular geliyordu ki, bu sorulara en iyi yanıtları verebilmek için yırtınıyorduk. İlk 5000 abonemize kadar Facebook, e posta ve Youtube üzerinde yanıtlanmamış tek bir sorumuz yoktu. Sonrasında artık bu skoru tutamamaya başlamıştım.

Daha da önemlisi, soru soran herkes aldığı yanıttan o kadar memnundu ki, kanalın büyümesini benden çok istiyorlardı. Araştırmalarımız ve sunma biçimimiz insanlar tarafından beğenilmiş olacak ki, büyüdük. Büyüdükçe de daha da öğrenmeye yatırım yaptık. Bir dönem kredi kartı ekstrem hep kitap doluydu, çoğu zaman yemek almaya para kalmadığı olmuştu.

Sev, Paylaş ve Dönüştür

Elliott Hulse Ağırsağlam için önemli bir kişi: neyi nasıl öğreneceğimi, internette nasıl ilerlemem gerektiğini, hatta hangi kamerayı kullanmam gerektiğini bile bana anlatmıştı.

Elbette sadece içerik üretmekle de olmuyor; Youtube veya Google, sizi durduk yere büyütmüyor. Çoğu büyük marka her gün binlerce lira Google’a para ödemesine rağmen çoğu zaman karşımıza bile çıkmıyor. Bu noktada her kanaldan ilerlemek önemli. Videosu olan konuyu blogda da yazmak, site tasarımları ile uğraşmak, SEO ile uğraşmak, hatta canlı radyo yayını yapmak bile önemli.

Sevdik, sevince daha güzel öğrendik. Paylaşmayı sevdik ve paylaştık, sizlere ulaştık. Ancak hayır, burda da bitmiyor. Çünkü bunu bir şekilde dönüştürmezseniz, ne kadar ilerleyebilirsiniz ki?

Kameranız bozulduğunda ne yapacaksınız? Videolara veya bloga ayırdığınız süre sizin full time çalışmanızın önüne geçtiğinde ne yapacaksınız? Yurt dışında yarışmanız olduğunda ne yapacaksınız? Daha da önemlisi, sürekli artan takipçilerinizin isteklerini, paylaşımları dönüştürmeyi bilmeden nasıl yapacaksınız?

Daha da önemlisi artık insanlar sizi marka olarak görmek istiyorlar. Tişörtlerinizi giymek istiyorlar, sizin adınız olan ekipmanları kullanmak istiyorlar, sizden ders almak istiyorlar… Ve eğer sev, paylaş ve dönüştür döngüsünü başarılı şekilde kuramazsanız, sistem hep aksayacaktır.

Videonun kayan sesi ile uğraşmak veya ders verdiğiniz kişinin ödemesini almaya çalışmak her gün uğraştığınız şeyler olabiliyor, bunları da öğrenmek ve takımlar kurarak süreçleri yönetmek sizin işiniz.

Özetle: Sporu sevdik, çok sevdik. Sporu paylaşmayı da sevdik, çünkü iyi koçlar sporu severken daha iyileri paylaşmayı sever. Paylaşmak için modern metotları öğrenmeyi de sevdik. Ardından dönüştürerek markalaşıp devam etmek için takımlar kurduk, ürünler çıkardık, insanları memnun etmek için çalıştık.

Bu yüzden bugün üzerinde Ağırsağlam yazan tişörtü yüzlerce insana satabiliyoruz, binlerce insan bizden eğitim almak istiyor ve yeni video, yeni ürün çıkarmamız için sürekli yazıyorlar.

Antrenör, Spor salonu, Sosyal Medya Gurusu veya Spor Markası Mısın?

Geçtiğimiz aylarda bir etkinlikle Mysu.com CEO’su Yusuf bey ile tanıştım. Bütün bu süreci daha kolay anlamlandırmama ve devamını daha verimli getirmeme yardımcı olan Yusuf’a çok teşekkür ediyorum. Ağırsağlam nasıl siz daha iyi spor yapın istiyorsa, Yusuf bey de, bir spor pazarlamacısı olarak sektörün gelişmesini o kadar istiyor.

Hatta duyurmuş olalım, bir yıldan fazladır beklediğiniz; dünyaya daha akıllı antrenman yapmayı öğretecek Ağırsağlam App için de güçlerimizi birleştirdik.

Asla sizin gibi heyecanlı ve çalışkan insanlardan öğrenmeden geçmeyin.

Peki benim hikayemi ve uğraşlarımı da görünce, Mysu.com bu süreçte size nasıl yardımcı olabilir?

1- Öğrenirken yardımcı olur. Mysu.com da aradığınız spor salonunu, uzmanı, markayı bulabilirsiniz. Uzmanlar gerçekten uzmandır, herkes sayfa açamaz. Hızlı gelişen bir start up olarak Mysu.com’un en azından Türkiye’de domine bir platform olacağından eminim.

2- Mysu.com sizin için spor blogunuzu oluşturabilir. Ödeme alabildiğiniz, içeriklerinizi paylaşabildiğiniz bir siteniz olur. Ağırsağlam’ı bugünki haline getirene kadar 3 yıldır durmaksızın CMS, UX, SEO araştırması yaptım ve bu 3. versiyonumuz 🙂 Binlerce lira sunuculara para harcadım, yüzlerce saat harcadım: ve hala problemler vardı 🙂 Kredi kartı ile ödeme konusunda hala yapmamız gereken çok şey var. Mysu.com vardı da, aman Allah’ım, biz mi yapmadık?

3- İsminiz, servisiniz veya markanız normalde aylarca emek harcasanız bile yakalayamayacağı sergilemeye kavuşabilir. Online ortamda gereken her türlü stratejinizi, üzerine doktora yapmış bir kişinin ekibinden öğrenebilirsiniz.

Antrenörlere Tavsiyeler, Dinleyin!

Türkiye’deki antrenörlerin %90’ı benden nefret ediyor. Yanlış anlamayın yan yana olduğumuzda hürmet görüyorum. Ama kabul etmeliyim, sektörde karışıklığa sebep olan bir isim olarak size yalvarıyorum: Türkiye’de pastayı büyüterek hepimiz daha fazla kazanabiliriz. İnsanlar daha iyi spor yapsın, onlara daha iyi yardımcı olalım. Sporcular çıkaralım, madalyalar toplayalım, bu keyfi yaşayalım.

Spor büyüyen bir pazar, ancak biz antrenörler kendimizi geliştirmediğimiz için kırıntılarla yetinmek zorunda kalıyoruz!

Furkan İçin Bundan Sonrası Ne Olacak?

Ağırsağlam hiçbir anlamda henüz olmasını beklediğiniz noktada değil, çok eksikleri var. 3 sene önceki tutkunun, 3 sene sonra olimpiyat madalyası çıkarma potansiyeli var. Bu potansiyeli birkaç ticari çalışma için elbette kaybetmem çok saçma olurdu.

Bu sürecin herkese bir ilham olmasını diliyorum öncelikle, hayallerin peşinden gidin, her şeyin yöntemi belli, çevrenizi o konuda uzmanlarla doldurun ve hayalinizdeki noktaya ulaşmanız işten bile değil.

Ağırsağlam atlet projemiz, Ağırsağlam markalı ürünlerimiz, yeni oluşturduğumuz grup koçluk servisimiz, çok yakında göreceğiniz akıllı antrenman uygulamamız şuanki projelerimiz.

Ancak hepsi sizlere nasıl Squat yapılacağını, nasıl karbonhidrat tüketileceğini anlatarak başladı, öyle olmaya da devam edecek. Sadece daha fazla büyüyeceğiz ve daha fazla insanın Ağırsağlam olmasına vesile olacağız.